MUSAB B. UMEYR (R.A)’İN ŞEHİD OLUŞU


Musab radıyallahu anh Uhud gününde de Müslümanların bayrağını taşıyordu.

Korkunç çarpışma başlar, savaş kızışır, okçular Rasûlullah sallallah u aleyhi ve sellem’in emrine muhalefet ederler, müşriklerin bozguna uğrayarak çekildiklerini görünce dağın tepesinde ki mevkilerini terk ederler fakat onların bu hareketi, Müslümanların zaferini hemen bozguna çevirir.

Müslümanlar ansızın, dağın tepesinden gelen Kureyş süvarileriyle karşılaşırlar ve kana susamış deli kılıçlar onların içinde işlemeye başlar.

Peygamber sallallah u aleyhi ve sellem’in yanında sadece bir grup kalmıştı.

Bunlar arasında Mus’ab Bin Umeyr radıyallahu anh de bulunuyor, İslam sancağının gölgesinde sağ eli kesildiği halde savaşarak peygamber sallallah u aleyhi ve sellem’i savunuyordu. 

Bu esnada şöyle diyordu;

“Muhammed ancak bir peygamberdir, ondan önce de başka peygamberler gelip geçmiştir…” (Al-i İmran 144) 

Sancağı sol eliyle tutup üzerine eğildi. Düşman bu defa sol eline vurup onu da kopardı. 

Mus’âb sancağın üzerine kapanıp pazılarıyla onu bağrına bastı. Yine şöyle diyordu: 

“Muhammed ancak bir peygamberdir, ondan önce de başka peygamber ler gelip geçmiştir…” 

Düşman bu defa mızrakla saldırıp Mus’âb’a mızrağı sapladı ve mızrak kırıldı.

Mus’âb yere düştü ve sancak da düştü.

Mus’ab şehid olarak yerde yatarken, sancağı Mus’ab’ın suretinde bir melek aldı.

Peygamber sallallah u aleyhi ve sellem Mus’ab’ı elinde sancakla gördü ve

“İleriye git ey Mus’ab!” diye emretti. 

Fakat o kişi geri dönerek  “Ben Mus’ab değilim”  deyince 

Peygamber sallallah u aleyhi ve sellem onun Mus’ab kılığında savaşan Allah’ın meleklerinden biri olduğunu anladı.

Daha sonra sancağı Ali Bin Ebi Talib radıyallahu anh aldı.

Mus’ab radıyallahu anh’ın şehid edildiği o günde üzerinde ancak kısa bir elbise vardı.

Malını, canını, her şeyini Allah katına göndermişti. O bu elbise ile kefenlendi. 

Hâbbab ibnü’l-Eret radıyallahu anh anlatıyor:

“Onu kefenlemek için alacalı bir kumaş parçasından başka bir şey bulamamıştık…

O kumaşla başını örttüğümüzde ayakları açıkta kalıyor, ayaklarını örttüğümüzde başı açıkta kalıyordu.

Rasulullah sallallah u aleyhi ve sellem bize şöyle buyurmuştu: 

“O kumaşı başını takip eden kısımdan itibaren kefen yapınız, ayaklarını da izhir otuyla örtünüz…”  


Peygamber sallallah u aleyhi ve sellem, Allah Azze ve Celle’nin emrine teslim olarak İslam gençlerinden kendine en yakın ve en kıymetli olanlarından birini zayi olmayacak olan makama, Allah katına emanet ediyordu.

Musab radıyallahu anh’ın cesedinin başında durdu, ona ve kefenlendiği elbiseye bakarak şöyle buyurdu;

“Seni Mekke’de en güzel elbise içinde ve en güzel zülüflerle görmüştüm.

İşte seni elbisen ve saçın dağılmış olarak bu halde görüyorum.”

Musab Bin Umeyr radıyallahu anh hicretin 3. yılında Uhud savaşında 41 yaşında iken şehit oldu.

Rasulullah sallallah u aleyhi ve sellem onun namazını kıldı ve Medine yakınlarında şehit olduğu yere defnetti.

Musab ve Sahabeler radıyallahu anhum hakkında Allah Azze ve Celle şu ayeti indirdi;


“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” 
(Ahzâb 23)

TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

This entry was posted in Dini Kıssalar and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s